AnasayfaKategoriBasketbol - Sayfa 2 / 4 - Victory Dergi

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/07/bucks-1280x720.jpg

Covid-19 virüsünün dünyada hayatı durdurmasından sonra birçok spor organizasyonu da bu virüsün getirdiği mesafeli yaşamı, organizasyonlarına entegre ederek işleyişi devam ettirmeye çalıştı. NBA yönetimi, 2020 sezonunun iptali konuşulurken hem oyuncuları hem de takım sahiplerini ikna ederek Temmuz 2020 ile beraber ligi kaldığı yerden Orlando’da hazırlanan “Bubble” ortamında devam ettirdi. Bubble, Ekim 2020’de Los Angeles Lakers’ın şampiyonluğuyla tamamlandı. Ancak, 2020 – 2021 sezonu ne zaman başlayıp ne zaman bitecekti? Zira virüs sebebiyle Olimpiyat Oyunları da ertelenmişti....

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/07/1972-Mens-Basketball-USSR-001.jpg

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyadaki büyük yıkımın yaralarını sarmak ve toparlanmak zaman almıştı. Ancak ne olursa olsun zaman akıyordu ve her şey tam gaz devam ediyordu. Dünyanın politik olarak iki bloğa ayrılmasında, SSCB ve ABD’nin taban tabana zıt ideolojilerinin altında yatan sebep; dünya üzerinde ekonomik gücün kontrolünü sağlamaktı. Altmışlı yıllarda toplumsal hareketlerin artmasıyla beraber öğrenci hareketleri ve özgürlükçü akımların çıkışı; medya aparatlarındaki antikomünist propagandalarla ortaya çıkan sansürcü zihniyet ve ideolojik dayatmaların sonucuydu. Bunun bir diğer...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/07/1996-08-sabonis-atlantoj-1996-5492b4cbb6170-1-1280x720.jpg

1947’den 1991’e kadar süren, uluslararası siyasi ve askeri gerginlik dönemi olan Soğuk Savaş yılları… İki bloğu kontrol eden süper güçler ise; ABD ve Sovyetler Birliği. Uzaydan spora kadar her alanda kıyasıya bir mücadele içerisindeydiler. Olimpiyatlar da her zamanki gibi tarafların sosyolojik ve ekonomik karizmalarını zirve noktasına çekebilecek organizasyonlardan biriydi. Sovyetlerin dağılmasına 3 sene kalmışken 1988 Seul Olimpiyatları’nda, Sovyetler forması ile bloğun diğer tarafını oldukça yıpratan dev bir isim var ki; o isim modern basketbolun bile...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/07/84-1200x720.jpg

Her şey zıddıyla bilinir. Karanlık aydınlıkla, siyah beyazla anlam bulur. Biri olmadan diğerinin varlığını fark etmek bile mümkün olmaz. Dünya, insanlara ev sahipliği yapmaya başladığından beri böyledir. Hatta ilk olarak; iyilik ve kötülüğün, varlık ve yokluğun anlam kazanmasıyla başlar insan gelişmeye. Çağlar atlandı, nesiller geldi geçti ama bu düzen değişmedi. Öğrenmenin, farkındalığın yolu da oldu zıtlıkların varlığı; kavgaların, savaşların sebebi de. Yirminci yüzyıl, insanın yaşam standardına sınıf atlatsa da geçmiş on dokuz yüzyıldan bu bağlamda...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/06/rick-1280x720.jpg

Seksenlerde, Boston Celtics’in efsane kadrosunda şutör guard pozisyonunda oynuyordu Rick Carlisle. İlk üç yılında üç final oynayıp, 1986 NBA finallerini kazanan kadroda yer almıştı. Sporculuk kariyeri, ağır sakatlıklarla beraber düşen performansıyla erken sona ermişti. Kariyerinde son oynadığı takım olan New Jersey Nets’ten asistan koçluk teklifi aldı. Bu noktadan sonra kariyerinin çok farklı bir yöne gideceğini kimse bilmiyordu. Bill Fitch ve Chuck Daly gibi koçların beş sene asistanlığını yaptı. Hemen ardından Portland Trail Blazers’ın koç ekibine...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/06/wilt.jpg

Wilt Chamberlain, NBA’in gördüğü açık ara en baskın güçtü. Wilt’in gücü, kaba kuvvet değildi. Tıpkı Pegasus gibiydi. Kanatları, çemberin hep en tepesindeydi. Kanatlarıyla her şutu bloke edip savuşturacak bir güce sahipti. Sahada istemediği her görüntüyü engelleyebilirdi, oynanan sert oyunun içinde onun ruhu tıpkı bir pamuk gibiydi. Çünkü kendine inanıyordu ve sağlamlığının farkındaydı. Tüm bu kendine olan inancı, cüssesine rağmen onu hafifletiyordu. Sağlamlık demişken, akılda yer eden büyük sakatlıklar da yaşamadı Wilt Chamberlain. Takdir edersiniz ki...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/06/scottie-pippen_11pj9rld9wlbr1ny9qfh4os2f0-1280x720.jpeg

Scottie Pippen, basketbol tarihinin gördüğü en yönlü ve yetenekli oyunculardan biriydi. Oyunu bir orkestra şefi gibi yönetebilir, uzun forvet gibi ribaund alabilir, şutör guard gibi şut atabilir ve rakibini kilitlercesine savunma yapabilirdi. Scottie, günümüz basketbolunun çok yönlü oyuncu tanımlamasının 90’lı yıllardaki en başarılı örneğiydi. Kısacası bir takımın kahramanı olmak için tüm yetkinliklere sahipti. Bu meziyetleri sahada göstermekten de hiç çekinmezdi. Onun en büyük şanssızlığı, tarihin en rekabetçi ismi Michael Jordan ile aynı takımda oynamasıydı. Bu...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/06/aydin-1280x720.jpg

Türk basketbolunun efsanesi, kazandığı kupalar, yetiştirdiği sayısız antrenör, oyuncu ve daha fazlası… Basketbol denildiğinde ilk akla gelen ve özellikle Türk basketbolu için devrim yapmış ve çağ atlatmış bir spor insanı. Ergin Ataman’ın dediği üzere; “O benim her zaman kahramanım olarak kalacak” sözleri onun ne kadar büyük, bir o kadar da önemli olduğunu gösteriyor… İlk Buluşma, İlk Karşılaşma Hoca – öğrenci ilişkisinin başladığı zamanlar 1992 yılına dayanıyor. O zamanlar Aydın Hoca normal sezonun bitimine 5 maç...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/06/petar-naumoski-efes-pilsen-photo-anadolu-efes-1280x480.jpg

Hayatın her anında insan, birilerinin yerinde olma isteğiyle yaşar. İlk olarak anne babanın girdiği, sonrasında öğretmenlerin eklendiği, yaşlanıldığında gençlerin ve çocukların da içinde bulunduğu “yerinde olmak istenilenler listesi” bazen eksilerek bazen çoğalarak var olur gider. Ancak öyle isimler vardır ki; onlar zamandan, mekândan bağımsız şekilde ve bir daha ayrılmamak üzere bu listede kendilerine yer bulurlar. Petar Naumoski ismi de Makedonya, Türkiye veya İtalya topraklarında yaşayan ve 90’lar ile 2000’lere şahitlik eden pek çok kişinin gönlünde...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/06/carlosss.jpg

Captain America, Iron Man, Thor, Hulk ve diğerleri… Avengers ekibinde yer alan bu Marvel kahramanları gerek çocukluğumuzun, gerekse gençliğimizin unutulmaz sembolleri oldu. Hayatın akışında karşılaştığımız engelleri, sıkıntıları bize belli oranda unutturabildi bu kahramanlar. Bazen de yüzümüzde beliriveren tebessümlerin kaynağı oldular. Carlos Arroyo da Türk basketbolunda formasını giydiği takımların taraftarlarına tarifi zor duyguları yaşatan kahramanlardan biriydi. Lokavt Sonrası Dönem 2011 yılı, Dünya basketbolunun seyrini önemli ölçüde değiştiren bir yıl oldu. NBA’deki takımların sahipleri, toplu iş sözleşmesinin...

VSPOR DERGİSİ

Tutkunu olduğumuz bu sevdaya delicesine ilerlediğimiz bu yolda sporun kitleleri tek bir noktada birleştirdiğine inanlardanız: Zafer (Victory). Sporda başarılı olmanın bir branşta kazanılan zaferin ne demek olduğunu en iyi anlayanlar belki de spor aşkına sahip olan insanlardır. Lebron James’in, Jordan’ın, Boliç’in, Sergen Yalçın’ın ve Kobe Bryant’ın kazandığı bir karşılaşma sonunda gösterdikleri reaksiyon insanlığın zafer kazanmaya ne kadar tutkulu olduğunu göstermektedir.

Abone Ol

Victory Dergi içerikleriyle ilgili e-posta bületinimize kaydolun!

victorydergi.com 2021 © Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Uygulama: Aksel Gültekin