AnasayfaKategoriDiğer Sporlar - Victory Dergi

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/12/jimmmyyyy-1280x720.jpg

Erkek tenisinde birleşik devletler özellikle 80’lerin başlarından itibaren hep zirveye oynayan bir tenis yıldızı çıkartmıştır.Andre Agassi,Pete Sampras,John Mc Enroe,Michael Chang,Andy Roddick ve Jimmy Connors gibi isimler uzun yıllar hem dünya hem de birleşik devletler tenisini domine etmiştir. Bu isimler arasında ilk ateşi yakanlardan birisi olan Jimmy Connors belki de yetenek olarak diğerlerinin en gerisinde olanlardandı. Aynı zamanda bir tenis eğitmeni olan annesi Gloria’ya karşı ilk galibiyetini 16 yaşında alabildiğini düşündüğümüzde durumun başlangıçta hiç parlak olmadığını...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/09/thorpe-1280x720.jpg

Pan Pacific Yüzme Şampiyonası’nda 4 günde 4 altın madalya kazanarak tüm dikkatleri üzerine çekti Ian Thorpe. Üstelik milli takıma seçilen en genç yüzücü unvanı ile henüz 14 yaşındayken bu gururu yaşadı. 2000 Sidney Olimpiyatları’nda henüz 18 yaşındaydı. 400 metre karışık stilde olağanüstü performansıyla ilk olimpiyat altınını kendi seyircisi önünde aldı. Thorpe’un sudaki hızı ve yeteneği muhteşemdi. Bu kadar genç oluşu da yüzme dünyasını epey bir coşturuyordu. 2001 yılında Dünya Yüzme Şampiyonası’nda en fazla altın madalya...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/09/osaka-1280x720.jpg

Naomi Osaka, son yıllarda kadın tenisinin başına gelen en güzel şey olabilir. Nedeni sadece yetenekli, güçlü, mücadeleci olmasından ve kadın tenisini domine etmesinden dolayı değil. Bunca başarıya ve şöhrete rağmen içinden geldiği gibi davranmasından, üst düzey yıldız sporcuların da ‘etten kemikten’ olduklarını tüm dünyaya anlatma çabasından dolayı. Osaka’nın WTA için tam da aranan taze kan oluğunuda söyleyebiliriz. Ayrıca toplumsal olaylara karşı, acaba kim ne düşünür diye değil, içinden geldiği gibi davranmasından ve tepki vermekten çekinmemesinden...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/08/social1-1280x720.jpeg

“İnsanlar artık ihtiyaç duyduğu için tüketmiyor, tüketmeye ihtiyaç duyuyor.”  -Jean-Baudrillard İnternet gerçeğinin ve dijitalleşmenin hayatımıza girmesi medya sektörünün de dönüşümünü sağladı. Bu noktada geleneksel medya ve yeni medya arasındaki bağ gün geçtikçe güçlenmektedir. Bu iki kavramı birbirinden ayırmak ve zıtlaştırmak mümkün değildir. Medya var olduğu ilk günden itibaren varyasyonlarının gerisinde kalanları yok ederek değil, dönüştürerek varlığını sürdürmektedir. Geleneksel Medyanın Dönüşümü Dünya giderek dijitalleşiyor. Bunu hayatın her alanında gözlemleyebildiğimiz gibi medya sektöründeki dijitalleşmeyi de göz ardı...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/07/kE2.jpg

Türk spor medyası çok uzun bir süredir kan kaybediyor. Dilde, üslupta ve hatta haberi yapma tarzında bile yıllardır süregelen bir bozulmadan bahsedebiliriz. Bu yazıda spor medyamızda yaşanan bu bozulmaların; dünden bugüne nasıl, neden ve ne ölçüde gerçekleştiğini incelemeye çalışacağız. Bu bozulmaların büyük bölümünün, toplumun ilgisine oranla futbolda yaşandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden, medyanın giderek yozlaşmasına örnek olarak göstereceğimiz kaynakların büyük kısmı futbol dalını içerecek. Peki hep böyle miydi? Yalan haberler her zaman tekzipleri patlatıyor muydu?...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/08/simmons-1280x720.jpg

Bill Simmons, birçok kişinin hayalini kuracağı hayatı, belki de birçoklarının hayalini kuracağı şekilde kazanıyor. Aslına bakarsanız Simmons’a bu ünü kazandıran ne bir müzik grubu, ne bir filmde aldığı başrol ne de bir reality şov. Simmons’a bu ünü kazandıran, yazdığı spor yazılarına dahil ettiği “Popüler Kültür”. Belki de günümüzde yazılan pek çok yazının ilham kaynağı yazarlardan biri Bill Simmons’un kendisidir. En büyük hedefi, spor basınında çalışmak ve düzenli olarak yazacağı bir köşeye sahip olmaktı Simmons’un. Üniversite...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/08/Mike-Tyson-Holyfield-1280x720.jpg

Kısa bir yolculukta kendinizi kimseye anlatamazsınız. Bunu Mike değil, ben söylüyorum. Gerçi siz de gayet onaylayacaksınızdır bunu. Hayatı kısa anekdotlar belirlese de yaşanılanı anlatmak; hele ki bir ömrü kısa bir yolculuktaki insana aktarmak olanaksızdır. “Neden böyle diyorsun?” diyeceksiniz elbet… Bunu Mike de yapamadı. Çok denedi ama onunki de kısa bir yolculuktu. Ve en sonunda şöyle bir cümle döküldü dudaklarından: “Ağzının ortasına yumruğu yiyene kadar herkesin bir planı vardır.” Demir Mike Her kültürün kendine has bir...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/08/backtothefuture-1980x1080-1-1280x720.jpg

Her insanın film zevki, sevdiği film türü birbirinden farklılık gösterir. Kimi toplumsal gerçekçiliğin en sert şekilde yüzüne çarpılmasını sever; kimi de, “Hayatın gerçekleri yetmedi mi be?” diyerek gerçeküstü hikâyeleri sever… Bazıları iliklerine kadar üzüntüyü hissetmeyi isterken bazısı, “Ayyyy içim şişti!” der bu filmlere ve komedi izlemekten hoşlanır. Yıldız gibi parlayan filmler tam da bu noktada ortaya çıkar. Açalım hemen… Bazı filmler, fantastik dünyalar izlemekten hiç hoşlanmayan Mehmet Amca’ya; “Hmmm bu iyiymiş ya yeğenim!” dedirtebilir. İşte...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/08/boris-1280x720.jpg

Tenisle biraz ilgilenen kime sorarsanız sorun, bu sporun tarihinde iz bırakan efsane isimler listesinde mutlaka onun adını sayacaktır. Bitmek bilmeyen enerjisi, mücadeleci ve asla pes etmeyen karakteriyle Boris Becker, nam-ı diğer “Boom Boom”, genç yaşlardan itibaren elde ettiği muazzam başarılarla herkes tarafından takdir edilen bir tenisçi olmuş ve efsaneler arasına adını yazdırmıştı. Tabii ki başarılı her sporcu gibi birçok zorlukla karşılaşmıştı. Bunların da üstesinden gelerek, elde ettiği başarılarla rakiplerinin önüne geçerek zirveye ulaşmıştı. “Git Kızlarla...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/08/819891958-1280x720.jpg

Herhalde süper güç olmak farklı dinamikleri de beraberinde getiriyor. Eğer dünyanın en baskın ülkelerinden biriyseniz ve küresel anlamda her kesime yön vermeyi başarıyorsanız, yalnızlık kaçınılmaz oluyor. Yalnızlık derken, kapalı toplumu kastetmiyorum elbette. Dünyanın her tarafıyla ilgilenirken, bütün gelişmeleri takip ederken bir süre sonra güçlü devletler için tüm alanlardaki haberler, insanları hissizleştirebiliyor. Medyanın her dalında, bir zaman sonra kendi gündemine odaklanma gibi bir durum oluşuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde de durum pek farklı değil aslında. Televizyonda haberleri...

VSPOR DERGİSİ

Tutkunu olduğumuz bu sevdaya delicesine ilerlediğimiz bu yolda sporun kitleleri tek bir noktada birleştirdiğine inanlardanız: Zafer (Victory). Sporda başarılı olmanın bir branşta kazanılan zaferin ne demek olduğunu en iyi anlayanlar belki de spor aşkına sahip olan insanlardır. Lebron James’in, Jordan’ın, Boliç’in, Sergen Yalçın’ın ve Kobe Bryant’ın kazandığı bir karşılaşma sonunda gösterdikleri reaksiyon insanlığın zafer kazanmaya ne kadar tutkulu olduğunu göstermektedir.

Abone Ol

Victory Dergi içerikleriyle ilgili e-posta bületinimize kaydolun!

victorydergi.com 2021 © Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Uygulama: Aksel Gültekin