AnasayfaYazarYuşa Şahin, Victory Dergi sitesinin yazarı

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/11/68567D4E-75D2-4F31-9546-3AFB40944D43.webp

Bonnie ve Clyde, Tom ve Jerry, Sherlock ve Watson, Kemal Sunal ve Şener Şen, Tyler Durden ve Anlatıcı, Tarkan ve Kurt, Kobe ve Shaq ve daha birçoğu… Kimi ikililer birbirinin zayıf yanını tamamlarken, kimisi ise birbirinin ortak yanlarından güç alır. Birisinin adını andığınızda, diğerinin adı yapbozun kayıp parçası gibi tamamlanır. Bazı ikililer çatışarak, bazıları ise uzlaşarak hedeflerine ulaşır. Onları diğerlerinden ayıran ise aralarında çatışma da olsa dostluk da olsa, eninde sonunda birlikte çalışmayı öğrenebilmeleridir. Birlikte...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/10/Curva-Sud-Udinese-1280x720.jpg

Avazı çıktığı kadar bağıran, ellerinde kutsal saydıkları renklerle bezeli bayrakları kuşanmış, tek bir renk altında toplanarak sahaya inmiş bir grup insan… Askerlik ve taraftarlık tahmin ettiğimizden çok daha fazla birbirine benzeyen iki kavram olabilir. Her ikisi de koşulsuz ve şartsız bağlılığı gerektirir. Taraftar, aynı asker gibi benliğinden sıyrılır ve bağlı olduğu teşkilatın en alt tabakadaki temsilcisi olur. Elbette futbol da hiçbir zaman sadece futbol değildir. Bir diğer deyişle futbol her şey değildir ama futbolda her...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/07/kE2.jpg

Türk spor medyası çok uzun bir süredir kan kaybediyor. Dilde, üslupta ve hatta haberi yapma tarzında bile yıllardır süregelen bir bozulmadan bahsedebiliriz. Bu yazıda spor medyamızda yaşanan bu bozulmaların; dünden bugüne nasıl, neden ve ne ölçüde gerçekleştiğini incelemeye çalışacağız. Bu bozulmaların büyük bölümünün, toplumun ilgisine oranla futbolda yaşandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden, medyanın giderek yozlaşmasına örnek olarak göstereceğimiz kaynakların büyük kısmı futbol dalını içerecek. Peki hep böyle miydi? Yalan haberler her zaman tekzipleri patlatıyor muydu?...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/07/naim_valerios-1280x720.jpg

“Omzumda ağır bir yük hissediyorum, birazdan kaldırmayı deneyeceğim ağırlıklardan bile daha beter… Salondaki coşku okyanusu aşarak Balkanlar’ın havasına karışacak kadar büyük bir rüzgâr estiriyor. Bütün sporcuların sadece tek bir ortak hayali vardır. Bu hayali gerçekleştirmek için akıl almaz acılara göğüs germen gerekir. Sonunda oraya geldiğinde hayatının zirve noktasında olduğunu bilirsin. 22 Temmuz’un öğleden sonraki geç saatleri de, benim hayatımın zirve noktası olacak. Seyirciler de birazdan spor tarihinde görecekleri en büyük kapışmaya şahit olacaklarını biliyorlar. Salonda...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/06/0c4799e51352b7affcb6bbfe1c541c64-1.jpg

30 Ekim 1960 günü, Buenos Aires’in gecekondu semti Villo Fiorito’da bir bebek dünyaya geldi. İçme suyunun ulaşılamaz olduğu, asfalttan yoksun yollara sahip olan semtte kaderi çoktan yazılmıştı. Hayatın onun için bir kavgaya dönüşeceği daha en başından belliydi. Kavgada onu öne geçirecek şeyse daha çocukluğunda ortaya çıktı. Meşin yuvarlakla arasında doğuştan bir bağ olan çocuğun adı Diego’ydu. Bu saçları kıvır kıvır, kirli yüzlü afacanın yeteneği görenleri mest ediyordu. Kuzeyliler ve Güneyliler Onun dar sokaklara sığmayan yeteneği,...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/05/wenger-1-1280x720.jpg

İnsanın belki de en büyük kusuru, zamanın hızını tam anlamıyla algılayamıyor olmasıdır. Yıllar üstüne yıllar geçer ve geriye baktığınızda, zamanın su gibi akıp gittiğini gördüğünüzde, dehşete düşersiniz. Aynısı -dile kolay- 22 yılını Arsenal’e harcayan Arsene Wenger için de geçerliydi. Fransız teknik adam, bir Japon takımı Nagoya Grampus’tan gelip görevi devraldığında takvimler 1996 yılını gösteriyordu. O döneme kadar İngiltere’de çalışan yabancı teknik direktör sayısının azlığı ve görev için ismi anılanlar arasında Johan Cruyff gibi devlerin olması...

VSPOR DERGİSİ

Tutkunu olduğumuz bu sevdaya delicesine ilerlediğimiz bu yolda sporun kitleleri tek bir noktada birleştirdiğine inanlardanız: Zafer (Victory). Sporda başarılı olmanın bir branşta kazanılan zaferin ne demek olduğunu en iyi anlayanlar belki de spor aşkına sahip olan insanlardır. Lebron James’in, Jordan’ın, Boliç’in, Sergen Yalçın’ın ve Kobe Bryant’ın kazandığı bir karşılaşma sonunda gösterdikleri reaksiyon insanlığın zafer kazanmaya ne kadar tutkulu olduğunu göstermektedir.

Abone Ol

Victory Dergi içerikleriyle ilgili e-posta bületinimize kaydolun!

victorydergi.com 2021 © Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Uygulama: Aksel Gültekin