AnasayfaYazarBatuhan Kaçar, Victory Dergi sitesinin yazarı

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2022/11/gana-1280x720.jpeg

02 Temmuz 2010… yer Güney Afrika’da bulunan 95 bin kapasiteli FNB Stadyumu, dakika 120. Bir ulusun tamamı televizyon karşısında tarihinde ilk kez bir Afrika ülkesinin yarı finale yükselmesini bekliyor. Bütün Afrika’nın gözü kıtanın futbol tarihinin bütün yükünü sırtına alan Asamoah Gyan’da… Müthiş bir turnuva geçiren Gyan, Luis Suarez’in son dakikada kaleye doğru giden topu ellerini kullanarak engellemesinin ardından penaltı noktasına gidiyor. Bütün bir ülke hazır, karnaval ışıkları gözüküyor ancak Asamoah Gyan penaltı atışını direğe nişanlıyor...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2022/11/ispanya-1280x720.jpg

İkonik anlar; şarkılar, taraftarlar, turnuvaları izleyen yıllar boyunca dillere pelesenk olan sloganlar, gol sevinçleri, hüzünler ve çığlıklar…. Tam 1 ay boyunca nicelerine şahit olacağımız olayları açılışta sıraladık. Yıllardır beklediğimiz futbol bayramı artık başladı. Biz de elimizden geldiği kadar turnuvada gösterilecek performansları ve oyuncu potansiyellerini değerlendirmek için yerimizi aldık. Dünya Kupası, futbol ve futbolseverler için her zaman en önemli turnuvadır. Farklı kıtalardan gelen farklı oyuncu grupları, taktikler ve dizilişler bütün dünyaın gözü önünde sergilenir ve değerlendirilir....

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2022/10/nagelsmann-1280x720.jpeg

Münih’in 55 kilometre batısında ve Augsburg’un 38 kilometre güneyinde bir şehre kısaca uğramayı düşünüyoruz. Adını Lech ırmağından alan bu şehir orijinal ve bozulmamış mimarisi ile Bavyera’nın en çok güneş alan kentlerinden birisi olma özelliğini taşıyor. Şehrin ismi Landsberg am Lech. Bavyera eyaletinde bulunan bu küçük şehir aslında dış turizm için Almanya’nın velinimetlerinden birisi olarak gözümüze çarpıyor. Şehrin içi neredeyse hiç bozulmamış ve orta çağın o klasik mimarisinin izlerinin tamamını bize yansıtıyor. Turistler bu yüzden bu...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2022/09/leicester-1280x720.jpg

Rings of Power dizisiyle Orta Dünya evrenine geri dönenler, House of the Dragon dizisine kavuşanlar, geekler, marvel dünyasının içerisinde kaybolanlar ve hala nedenini bilemediğim bir şekilde DC güzel bir film çekebilir mi diye aralarında biraz da umutsuzca tartışanlar… Efendim sizleri bir süre beklentileriniz ve heyecanlarınızdan arınmanız için sevgili dergim beni bir Leicester City şampiyonluk hikayesi yazmakla görevlendirdi. Hayatınızın rutin alışkanlıkları dışında farklı bir şey görmek, okumak istemez misiniz? Umarım istersiniz. Küçük Şehrin Büyük Hayalleri Sizi...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2022/04/thierry-henry-tottenham-1-1280x720.jpg

Sevgili Victory Dergi okuyucuları, sizinde izninizi alarak muazzam bir kariyeri dilim döndüğünce anlatmadan önce bir kaç söz belirtmek istiyorum. Doksanlarda doğan biz futbolseverler bir çok farklı yıldızı izleme şansı elde ettik. Fenomen olabilmiş, sokakların yıldızlarına isimleri verilmiş bu oyuncuları sizlere kendime has bir üslupla aktarırken enteresan bir büyüye kapılıyorum. Yıllar önce televizyon başında bizleri kilitleyen ve bir gün sonra yapılacak olan mahalle maçının havasına girmeden belki bir kaç yeni hareket öğreniriz umuduyla izlediğimiz bu yıldızların...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2022/01/johana.jpg

Efendim, tekrar seksenler ve doksanlardan bahsedecek olmanın anlamsız sevinci var üzerimde! Neden olmasın? Müziğin daha gerçek, futbolun daha dahiyane olduğu bir zaman hatırlıyor musunuz başka? Ben hatırlamıyorum. Geçmişe bağlı kalmayı hayatının ana mottosu olarak edinen bir birey olarak bu yılların anlamsız bir hüznüne sahibim. Gerçekten futbol ve müziğin bu kadar iç içe olduğu birbirlerini beslediği stadyumların konser alanları gibi hınca hınç dolduğu ve tribünlerdeki bütün insanların her birinin bu yılların büyük futbolcularını ve müzisyenlerini ayakta,...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/12/gulliiitt-1280x720.jpg

Kısa bir aradan sonra siz değerli okurlarıma kavuşmanın sevinci ve haklı gururunu yaşıyorum. Küçük bir molanın ardından sevgili dergim beni Hollanda futbolu büyükelçisi gördüğü için üç altın Hollandalı çocuğun hikayesini yazmakla görevlendirdi. Aynı hikaye içerisinde 80’lerin sonuna damga vurmaya başlamış bu üç titanı konuşmak ve bana hissettirdiklerini sizlere aktarmak hikayenin bütünlüğü açısından belirli kesintiler yaratabilirdi. Dikkatlice inceledim ve belirli kopmaları olduğu düzey içinde dengede tutmaya çalıştım… Oralarda bir yerlerde olduğunu bildiğim değerli takipçilerim, bu kesinlikle...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/04/alex-de-souza-fenerbahce_q1oimy0u4jv91o6sbm3ss4cvr-1280x720.jpg

Lüzumu üzerine söylemek isterim ki hikâyelerim spontane gelişir. Genelde planlamam ve üstüne planlama konusunda çok kötü olduğumu özellikle belirtmek isterim. Benden Alex yazmam istendiğinde kafamda birçok şey canlanmıştı ama bugün başladığımda sanki onun hakkında hiçbir şey bilmiyor gibiyim! Ne denir ki onun için? Alex işte… Bugün sokaktan bir futbolsever çevirsek hemfikir olacağımız birçok şey söyler büyük ihtimalle… Kazandıkları, kaybettikleri, rekorları her birisine ayrı ayrı bir dosya hazırlanmaz mı? Pekâlâ hazırlanabilir. Biz ise en talihsiz olayını...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/04/johan-1280x720.jpg

Not: Bu hikâyeyi yazarken ben çok dinledim, sen de okurken dinle istedim… Foo Fighters’tan Learn To Fly, Johan için… Kendimi bildim bileli futbol seyretmeyi çok sevmişimdir. Her seyrettiğim futbol müsabakasından sonra hayallere dalar ve sahanın kenarında olmayı bir şekilde kendime yakıştırırdım. Herkes gibi benim de kafamda şekillenen bir oyun planı vardı elbette! Saha içerisinde sürekli değişen pozisyonlarla oynayan, topu kovalamak yerine topu dolaştırmayı tercih eden ve bu sirkülasyon içerisinde rakip takımı daha ilk dakikalardan itibaren...

https://victorydergi.com/wp-content/uploads/2021/03/37498617_BSR_AGENCY-scaled-1-1280x720.jpg

FutbolJenerasyon

Batuhan Kaçar2 sene önce11 dakika

Bundan 2 sene önce televizyon başında ben ve benim gibi güzel oyunu sevenler futbolun romantizmi içerisinde kayboluyordu adeta… Kendi öz kaynaklarını kullanan bir kulüp, daha o sene futbol tarihinin en büyük winnerını transfer eden Juventus’a karşı sahada adeta bir futbol resitali sunuyor, De Ligt ve Van De Beek’in golleri ile günün sonunda Torino’da yarı finale kalmayı başarıyordu. Maçın hikâyesine hiç değinmeyeceğiz fakat o efsane 1995 Ajax’ını izleme şansını yakalamış jenerasyonun gözünde eskilerden çok şey canlanmıştır...

VSPOR DERGİSİ

Tutkunu olduğumuz bu sevdaya delicesine ilerlediğimiz bu yolda sporun kitleleri tek bir noktada birleştirdiğine inanlardanız: Zafer (Victory). Sporda başarılı olmanın bir branşta kazanılan zaferin ne demek olduğunu en iyi anlayanlar belki de spor aşkına sahip olan insanlardır. Lebron James’in, Jordan’ın, Boliç’in, Sergen Yalçın’ın ve Kobe Bryant’ın kazandığı bir karşılaşma sonunda gösterdikleri reaksiyon insanlığın zafer kazanmaya ne kadar tutkulu olduğunu göstermektedir.

Abone Ol

Victory Dergi içerikleriyle ilgili e-posta bületinimize kaydolun!

victorydergi.com 2021 © Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Uygulama: Aksel Gültekin