Formula 1Motor SporlarıFormula 1: Yeni Sezon Başlarken

Kaan Başkaya3 ay önce29 dakika

Formula 1 2022 sezonu dün yapılan antrenman turları, bugün gerçekleştirilecek olan sıralama turlarının ardından sezonun ilk yarışı Bahreyn Grand Prix’yle yarın başlıyor. Yeni kurallarla birlikte yeni araçlara da geçiş yapılan 2022 yılında sezon öncesi takımların durumlarını ve pilotlarla ilgili ön görüşlerimizi sizler için derledik.

Oracle Red Bull Racing

Geçen sezon pilotlar şampiyonunu çıkaran Red Bull yeni dönemde de sezonun 1 numaralı favorisi olarak görülüyor. Barcelona testlerinde favori olarak öne çıkamasada Bahreyn’deki testlere getirdikleri güncellemeler ile net bir şekilde ileri adım attılar. Ve, en hızlı takım görünümündeler. Dalgalanma sorununu en az yaşayan takımlardan biri konumundalar. Geçtiğimiz sezonun Dünya Şampiyonu Max Verstappen, şampiyonluğun vermiş olduğu özgüven ve kalkan baskılar ile bu sezon çok daha iyi bir performans sergilemesini bekleyebiliriz. Sergio Perez’in ise Red Bull’un en iyi ikincisi olacağını varsayarsak geçen seneden daha fazlasını yapması gerekecek. İlk senesini geride bırakan Checo, hem kendisinden beklenilenin hem de Helmut Marko ve Christian horner’ın ondan fazlasını beklediğinin farkında.

Red bull, rekabetçi bir araç ile Verstappen’in yarışın içerisinde olacağından hiç şüphesi yok. Ama, bu seneki net hedeflerinden biri de takımlar şampiyonluğunu almak ve bunun yolu Sergio Perez’den geçiyor. Aksi takdirde geçen senenin en istikrarlı puan getiren pilot kombinasyonu ve bu sene en iyi iki araçtan birisi olarak gözüken Ferrari’nin veya süprizlerle dolu Mercedes’e geçilmeleri çok büyük olasılık. Ayrıca, Checo hedeflediği dünya şampiyonluğunu istiyorsa Formula 1’de takım arkadaşı olmanın en zor isim olduğu Max Verstappen’in koyduğu çıtaya çıkmak zorunda. Red Bull’da yazılı olmayan kuralı, 1 numaralı pilotun Verstappen olduğu. Ancak, geçtiğimiz sezon bununla ilgili bir problemi olmayan Perez’in bu sene buna nasıl bir tepki vereceği bir hayli önemli. Ayrıca Checo’nun bu sene sözleşmesinin son senesi ve koltuğu için halı hazırda bekleyen çok güçlü bir Pierre Gasly var. Gelecekte dünya şampiyonluğu ihtimalini korumak istiyorsa Checo’nun ilk olarak koltuğunu koruması gerekecek.

Mercedes-AMG Petronas

Şu ana kadar testlerin en büyük süprizi hem performansı hem de araç tasarımı ile Mercedes.  Yalancı çoban misali, performans olarak kimse inanmıyor önceki sezonlardan dolayı mercedes’e. Fakat, bu sefer gerçekten Ferrari ve Red Bull’a göre yavaş gözüküyorlar. Aracın tasarımı ise büyük bir kumar desek yanlış olmaz. Yeni regülasyonlarla birlikte bambaşka bir yorum katan Mercedes’in sezon içinde doğru mu yoksa yanlış mı yaptığını göreceğiz. Yeni sidepodlarla soğutma sisteminin nasıl olacağı merak konusu. Toto Wolf, aracın çok büyük potansiyeli olduğunu söylüyor. Bu sene, sezon başındaki performanstan çok daha önemli olan sezon içerisinde aracın göstereceği gelişim olacak. Eğer, Mercedes doğru yöne gittiyse ve gerçekten aracın dedikleri kadar potansiyeli varsa sezon ilerledikçe baskın bir Mercedes görme olasılığımız var. Daha önceki yıllara baktığımızda da görüldüğü üzere bu mümkün.

Lewis Hamilton, 8’inci şampiyonluğu kazanmak için geçen seneki olaylardan dolayı her zamankinden çok daha da aç. Ayrıca,  gridde elindeki şartların en iyisini çıkarma konusunda en maharetli pilotlardan biri. Mercedes-AMG, sezon başında her ne kadar en hızlı gibi gözükmeyecek olsa da, sezon sonuna kadar yarışın içinde bir Hamilton görüceğimiz kesin. Ancak, bu sefer dikkat etmesi gereken başka bir unsur var ki oda George Russell. Toto Wolf’un onu boşuna yetiştirmediğini hepimiz biliyoruz. Bottas’la geçirdiği yıllar kadar rahat bir sezon olmayacak Hamilton için. İlk senesinde yarış temposunun Hamilton’ın 1 adım gerisinde olmasını bekliyor olsamda, sıralama turlarında Hamilton’ı bir hayli zorlayacağı kesin Russell’ın. Kendisi takıma hızlı adapte olmuşa benziyor. Ve, bu sene Russell’dan yarış galibiyetleri de görürsek kesinlikle süpriz olmayacağını söyleyebilirim.

Scuderia Ferrari

Tüm tifosilerin içinin kıpır kıpır olduğunun farkındayım. Herkesin içinde bir umut var. Çünkü hiç olmadığı kadar iyi gözüküyordu Ferrari son yıllara göre. 2020 yılında alınan takımlar altıncılığının getirmiş olduğu çalışma avantajını iyi değerlendirmişe benziyor şahlanan at. Testlerin en çok tur atan takımı oldu kırmızılar. Ve, aracın dayanıklılığı açısından sorunsuz bir görüntü çizdiler. Barcelona ve Bahreyn arasındaki farklı hava sıcaklıklarına rağmen güçlü bir performans gösteren kırmızılar dengeli ve güçlü bir araç yaratmış gözüküyorlar. Binotto temkinli konuşuyor olsada performans olarak Mercedes ve Redbull’dan geride olmadıklarını hatta önde bile olma ihtimalleri olduğunu söyledi. Ayrıca, griddeki en dengeli pilot kadrosuna sahip olduklarını söyleyebilirim. 

Charles Leclerc ise kariyerinin en iyi hazırlık dönemini geçirdiğini söyledi. Leclerc’e sahip olarak Ferrari griddeki safi hız anlamında en hızlı 2-3 pilottan birisiyle çalışıyor. Geleceğin dörtlüsü olarak bahsedilen Leclerc, Verstappen, Russell ve Norris içerisinde Carlos Sainz’ın da yer alabileceğini düşünüyorum. Verstappen ile takım arasındayken büyük bir fark yoktu. Norris’i 2 sezon boyunca mağlup etti. Ve, geçen sene sezonu Leclerc’in önünde bitirdi. Yine geçtiğimiz sezon Sainz daha yeni oturduğu bir araçla neler yapabileceğini gösterdi. Ve, daha ilk senesinde şampiyonayı geri kalanların en iyisi olarak bitirdi. Sainz tek turda Leclerc kadar hızlı olamasada istikrar anlamında bu açığını kapattığını söyleyebiliriz. Geçen sene şampiyonluk iddiası bulunmadığı bir ortamda iki pilot birlikte iyi anlaşırken, bu sezon önlerde verilecek bir mücadelede Leclerc ve Vettel arasındaki kadar olamasa da zaman zaman gerilimler meydana gelebilir.

Mclaren F1

Güç düzeninde yeri en tahmin edilebilir takım Mclaren. Ferrari’nin ileri bir adım atmasından sonra ileri üçlü ile orta grup arasındaki tek takım ve dördüncülük için en güçlü aday gibi gözüküyor. Barcelona testinde yaşadıkları ön fren kanalı problemini Bahreyn’de de tam olarak çözebilmiş durmuyorlar. Ayrıca, Daniel Ricciardo’nun Covid-19 olmasıyla test dönemini belkide en sıkıntılı geçiren takımlardan biri Mclaren oldu. Ancak, yeni kurallarla birlikte aracın gelişimi yönünde iyi adımlar atabilirlerse, ön çizgi için olmasa da zaman zaman podyum mücadelesi veya süpriz bir şekilde geçen sene Monza’daki gibi sonuçlar elde edebilirler.

Ellerinde Norris gibi geleceğin yeteneği ve Ricciardo gibi kendini kanıtlamış bir pilot var. Takımla birlikte ikinci yılına giren Ricciardo’nun bu sene daha da fazlasını yapmaya ihtiyacı var. İkinci yılında Norris’e karşı çok net bir mağlubiyet yaşamak istemeyecektir. Ayrıca olabilecek herhangi bir tehdite karşı Mclaren’in takımlar şampiyonasındaki yerini korumak için Ricciardo’ya ihtiyacı olacak. Geçen sene hem sıralamalar, hem de yarışta Norris’in çok arkasında kalan Ricciardo’nun bu seneki performansı kendisi içinde Formula 1 kariyeri adına önemli rol oynayacak.

BWT Alpine

Testlerde istediklerini bulamayan takımlardan biride BWT Alpine. Barcelona testlerinde baya kötü gözüken takım Bahreyn’de durumu biraz toparlamış olsa da hala orta gruptan kopacak seviyede gözükmüyor. Alpine’nin kimsenin motor tedarikçisi olmaması veri toplama anlamında da ellerini kısıtlamış durumda. Takımın başına Otmar Szafnauer geldi. Alpine uzun yıllar kural değişikliklerini bekledi. Şimdi ise evdeki hesap çarşıya pek uymuşa benzemiyor. Bir araç 110-115 Litre arası yakıt taşımakta. Ancak, sezon içerisinde kimin ne kadar yakıtla sürüş yaptığı bilinmediğinden Alpine’den bir ihtimal de olsa süprizi beklenebilir.

Ellerindeki sürücü kadrosuna bakıldığında iddaalı bir araç verdikleri takdirde en önlerde yer alabilecek bir Fernando Alonso var. Araç beklentilerin altında kaldığında Alonso’nun buna ne kadar sabrı olur ayrı bir konu. Geçen sene uzun bir ara vermiş olan Alonso’ya yenilen Ocon ise bu sene daha fazlasını yapmak zorunda. Her ne kadar yanlış bir karar olduğunu düşünsem de aksi takdirde herkes benim gibi 2024 sonuna kadar olan kontratını sorgulamaya başlayacaktır. Geçen sezon eline geçen fırsatları iyi değerlendirmiş bir Ocon olsa da aracı ileriye taşıma anlamında bir şey kanıtlayabilmiş değil.

Scuderia AlphaTauri

Testlerde Mclaren’den sonraki güçlü görünen takımdı Alpha tauri. Geçtiğimiz Formula 1 sezonu, performans sıralamasındaki yerlerini koruyacaklar gibi. Dengeli bir araçları olduğunu söylesek yanılmayız. Testlerde ciddi bir sıkıntı yaşamadan daha çok uzun sürüşlere odaklılardı. Bu sene Yuki Tsunoda’nın daha verimli bir performans verebileceğini düşünürsek BTW Alpine için geçen seneki yerini korumak bir hayli zor olabilir. Japon sürücünün geçen sene hızlı olduğu zamanlar oldu. Ve, potansiyel olarak daha da fazlası beklenebilir. Ancak, Tsunoda’nın daha sabırlı ve sakin bir yol izlemesi gerekli.

Takımın ana pilotu Pierre Gasly ise geçen seneki sıralamalarda aracının üstünde bir performans sergilediğini söylersek yanlış olmaz. Bazı yarışlarda Mclaren ve Ferrari’yle aynı seviyede hatta daha hızlı yarışlar çıkardığı oldu. Gasly’nin yine geçtiğimiz sezonda olduğu gibi aracın maksimumunu aldığı ve istikrarlı bir performans gösterdiği durumda orta gurubun üst sıraları için yarışmasını rahatlıkla bekleyebiliriz. Bazı yarışlar Mclaren’in arasına girdiği veya gerisinde bırakacağı yarışlar olabilir.

Aston Martin Aramco Cognizant

Tüm takımlar gibi yeni sezonu iple çeken takımlardan biride Aston Martin’di. Otmar Szafnauer’den boşalan koltuğa Sebastian Vettel’in ilk senelerindeki yarış mühendisi olan Mike Krack’ı getirdiler. Testlerde gözüken ise Aston Martin’in geçen seneki pozisyonu ve onun etrafında dolaşacakları yönünde. Daha çok dayanıklılık üzerine sürüş gerçekleştiren Aston Martin’de tek tur üzerine biraz daha sürprize açıklar. Beklenen adımı atmaktan şu anda uzak gözüküyorlar. Aston Martin’deki bir diğer soru işareti ise aracın rekabetçi olup olmaması durumunda Sebastian Vettel’in durumu. Kendisine rekabetçi bir araç verememeleri durumunda kendi kariyeriyle ilgili değerlendirmelerde bulunabilir Vettel. Aslında, Aston Martin için griddeki en şanslı takımlardan birisi desek yanılmayız. Aracın gelişimi konusunda belki de griddeki en iyi pilota sahipler. Bu bilinmezlik içerisinde geçen sene performans olarak geride kalan Stroll ile paralel olmasını bekleyebiliriz.

Alfa Romeo

Şu ana kadar Williams ile en geride gözüken takım Alfa Romeo. Testleri fazlasıyla problemli geçirdiler. Ancak, ağırlık olarak FIA’nın verdiği limiti yakalayabilen tek takım olsa da performans olarak çok geride gözüküyorlar. Dalgalanma sorununun en fazla etkilediği takımlardan. Frederik Vasseur bu sene hedefin takımlar yedinciliği olduğunu söylesede şuan gözükenin son iki sıradan birisi olduğunu söylemek hiç yanlış olmaz.

Ayrıca, araç performansının yanı sıra yeni sezona biri çaylak iki yeni pilotla girmek performansın başka bir dezavantajı daha beraberinde getiriyor. Bottas’ın, Mercedes kariyerinden sonra belkide algıları değiştirmek için elde edebileceği en iyi şansı. Lider pilot olarak takımın başını çeken ve aracın gelişiminde nasıl rol oynayacağı merak konusu. Sıralama turlarında zaman zaman aracını olduğundan daha iyi noktalara çıkartırsa sürpriz olmaz. Ancak, Bottas’ın asıl zayıflığının yarış temposunda olduğunu unutmamak lazım. Guanyu Zhou ise çaylak yılı için olabilecek en iyi takım arkadaşlarından birine sahip. Zhou’nun ikinci Mazepin olup olamayacağını ise sezon içerisinde göreceğiz. Genele baktığımızda ise Alfa Romeo’yu çok zorlu bir sezon bekliyor.

Williams Racing

Alfa Romeo’da bahsettiğimiz gibi gridin en gerideki 2 takımdan birisi olmasını bekliyorum. İstedikleri kadar aracı deneyememiş olmaları performans olarak zaten gerideyken daha da dezavantajlı bir konuma getirdi Williams’ı. 

Takıma Alex Albon geldi ve hızlıca uyum sağlamış gözüküyor. Araç performans olarak gerideyken geçen sene Russell’ın bazı ekstra performansları ile şampiyonayı 8’inci sırada tamamladırlar. Ancak bu sene gözüken o noktalarda tutunmalarının çok zor olduğu. Albon’un gelir gelmez iyi bir performans göstermesi olumlu gelişme, takım dinamiklerinde iki pilot eşit olarak başlasa da zamanla Albon’un, Latifi’ye karşı üstünlük kurması beklenebilecek bir senaryo olacaktır.

Haas F1

Bu sene Haas’ın, gridin en arkasında kalması beklenmiyor. Geçen sezon başından itibaren bu sene için hazırlanan Haas’da işler fena gitmiyor. Testlerde bazı dayanıklılık sorunları yaşasalar da aracın hızı genel olarak iyi gözüküyor. Orta grubun birbirine çok yakın olduğunu ve Haas’ın ileri bir adım attığını düşünürsek, sürücü kadrosunun ve aracın potansiyelini geliştirmesi durumunda süpriz bir şekilde 6-7 mücadelesi vermelerini izleyebiliriz. Uralkali krizi mali Haas’ı kötü etkilemiş olsa da sürücü kadrosunun gayet iyi söyleyebiliriz.

Nikita Mazepin’den boşalan koltuğa bir yıl aradan sonra Kevin Magnussen’in oturması gelen sonuçlara da etki edecektir. Bir yıllık aradan sonra sezon öncesi testlerde iyi gözüken Magnussen’in aynı zamanda Mick Schumacher için iyi bir referans noktası olması hem Mick hem de Haas adına daha dengeli bir kadro oluşturmak için olumlu bir adım. İkinci yılında serilerde büyük bir gelişim gösteren Mick’in önceki yılda olduğu gibi fark yemeyeceği ve orta grupta tekerlek tekerleğe neler yapabileceğini görmeyi merakla bekliyorum. Geçen sene Mazepin’e karşı olan üstünlüğündense daha dengeli bir karşılaşma olabileceğini söyleyebiliriz. Magnussen’in zaman zaman agresif sürüşleri ve Grosean’la yaşadığı sürtüşmeleri düşünürsek bu ikili arasında zaman zaman sürtüşmelerin yaşanmasını bekleyebiliriz. Ancak, dengeli olsa da Mick’in bir adım önde olduğunu söyleyebilirim.

Bunları da Okuyabilirsiniz

VSPOR DERGİSİ

Tutkunu olduğumuz bu sevdaya delicesine ilerlediğimiz bu yolda sporun kitleleri tek bir noktada birleştirdiğine inanlardanız: Zafer (Victory). Sporda başarılı olmanın bir branşta kazanılan zaferin ne demek olduğunu en iyi anlayanlar belki de spor aşkına sahip olan insanlardır. Lebron James’in, Jordan’ın, Boliç’in, Sergen Yalçın’ın ve Kobe Bryant’ın kazandığı bir karşılaşma sonunda gösterdikleri reaksiyon insanlığın zafer kazanmaya ne kadar tutkulu olduğunu göstermektedir.

Abone Ol

Victory Dergi içerikleriyle ilgili e-posta bületinimize kaydolun!

victorydergi.com 2021 © Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Uygulama: Aksel Gültekin